
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Şehzadebaşı Camii ve Tarihi Haziresini ziyaret etti. İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı yetkililerinden bilgi alan Özel, cami haziresi içerisindeki kabirleri de ziyaret etti.
Özel, burada yaptığı açıklamada, “Hepimiz biliyoruz ki Ekrem Başkan’ı akşam diplomasını iptal edip, sabaha karşı gözaltına alanlar ona açtıkları davalar sonucunda Saraçhane’ye, milletin seçip yolladığı kişi yerine kendi atadıklarını yollamaya niyetliydiler. Aylardır terör soruşturması ve kayyum ataması konuşuluyordu. Bir hafta boyunca da tutuklama, gözaltı işlemleriyle birlikte iktidara yakın medya sürekli kayyım haberleriyle, kayyum beklentisini yükselten bir çaba içindeydi. Bizim güveneceğimiz, sırtımızı dayayacağımız bir tek güç vardı. O da İstanbul’un iradesinin kendisi. O iradeye çağrı yaptık. O irade geldi ve seçtikleri gözaltındayken, iradelerini Saraçhane meydanına taşıdılar. Biz bu çağrıyı yaptığımızda, hatta yapmadan önce hazırlıklarımız varken, valilik beş gün süreli toplanma, yürüyüş, miting, eylem yasağı getirdi. Hatta bunu bizim kapalı toplantılarımıza dahi getirdi. Haliç Kongre Merkezi’nde cumartesi günü yapılacak toplantıyı bile yasakladılar. Biz bu yasaklara karşı milletimizi çağırdık. Hep birlikte izlediniz. İlk gece 150 bin kişiydik. Rakam arttı, arttı. Pazar akşamı 1 milyon 300 bine yakın bir kalabalığa, gözün almadığı yerden bile drone görüntüleriyle hepimiz tanık olduk. Meydan ve meydana çıkan tüm yollar yasaklı olmasına rağmen tarihi yarımadanın köprüleri kaldırılmış, geçişler yasaklanmış, trafik kesilmiş, yaya geçişleri kapatılmış olmasına rağmen bir mucizeyi gerçekleştirdiler. Bir demokrasi devrimini gerçekleştirdiler. Türkiye’de 15 buçuk milyon kişi sandıklara gidip, Ekrem Başkan’ı Cumhurbaşkanı adayı yaparken, İstanbul’da da 1 buçuk milyona yakın insan geldi ve tarihi yarımadayı doldurdu” dedi.
‘İKİ MEZAR TAŞI DEVRİLMİŞ, ERTESİ SABAH ONARILMIŞ’
Özel, “Şimdi, ‘Sen Mimar Sinan’ın bu erken dönem eserinin bahçesinde bulunan hazireyi, oradaki mezarları tahrip ettirdin. Ey Özgür Özel, bunu nasıl yaparsın? Bir gün gelir senin de mezarını kazarlar, senin de mezarını yıkarlar’ diyor. Biraz önce Ekrem Başkan’ın talimatıyla bu işi İBB Miras adıyla yapan arkadaşlar, hem bilgi verdiler, hem ne olduğunu gösterdiler. Gösterdikleri şu, polis hızla biber gazı sıkarak kovalamaya başlayınca gençleri, oradan bunun üstüne atlayıp kaçanlar olmuş, belli sayıda. İki mezar taşı devrilmiş, bu iki mezar ertesi sabah Vali gelmeden onarılmış. Şahit sizsiniz. O da gelmiş benim gördüğümü görmüş. ‘Bu iki mezar taşı düştü efendim, biz bunları şu yöntemle kaldırdık’ demişler. O da ‘Peki’ demiş gitmiş. Ben de geldim gördüm, sizi de gördünüz. O dediği hazire bu. Burada bakın dünya kadar mezar taşı ayakta, en kıyıda, yukarıdan atlanırken üstüne düşülecek yerde şu boyda iki mezar taşı devrilmiş, geri kaldırılmış. Arkadaş diyor ki ‘Buranın kapsamlı bir restorasyona ihtiyacı var. Bununla ilgili İBB Miras olarak görev talebimiz var. Burada duran bu taşların her birinin onarılması, her birinin sağlamlaştırılması, güzelleştirilmesi lazım. Bıraksınlar kapsamlı restorasyon yapalım. Yetki Kültür Bakanlığında, vermiyor” dedi.
‘BENİM MEZARIMIN OLACAĞI YER BELLİ’
Özel, “İki tane küçücük mezar taşı devrilmiş ve kalkmış. Ama bugün grubu izleyenler ‘Özgür Özel’in oraya taşıdıkları, çağırdıkları’ diyor. Bakın arkadaşlar, ‘Ey Özgür Özel, herhalde senin de bir gün kabrini bu şekilde hazırlayacaklar, senin de kabrini birileri gelip ya kazar, ya yıkar. Bu nasıl iştir? Bunu ne hakla yapıyorsunuz? Hepsi tarihi eser olarak muhteşem eserler ve ne yazık ki ahlaksızlar, bu edep yoksunu namussuzlar, onları gelip yıkıyorlar. Bunlara eyvallah etmek mümkün değil’ diyor. Ya bu yalana eyvallah etmek mümkün değil. Bu iftiraya susmak mümkün değil. Sayın Erdoğan, gerçekten bu mübarek günde kötü bir şey söylemek istemem ama. Bundan büyük günah var mı? İşte burada duruyor hepsi ayakta. Ben yollamışım da, yıkmışlar da, yarın öbür gün benim de mezarım kazılacakmış da biri de yıkacakmış. Benim mezarımın olacağı yer belli. Altı kuşaktır belli. Üsküp’ten göçmüş dedem, babaannem, Manisa’nın altı kuşak yerlisi diğer dedem. Altı kuşak defterdarlar Manisa’da. Böyle hazirede yatıyor dedemin babası. Benim yatacağım yer Manisa’da kabristanda belli. Ben o kabristanda 80 öncesi karşılıklı öldürülen CHP’li ve MHP’li il başkanlarının, eczacı meslektaşlarımın partisine bakmadan ülkücü, solcu ayırmadan mezarlarını yaptırmış, her sene orada anma başlatmış, 30 senedir sürdüren insanım. Sen çıkmışsın, ‘Bir gün öleceksin.’ Elbette öleceğim. Soyum belli, sopum belli. Yatacağım mezar belli Manisa’da. ‘Birileri gelip onu yıkacak’ diyor. Sen bu kini mi ekiyorsun ileriye? Yıllarca ektiğin kin ve nefret ortadan kalsın diye biz senin kaybettiğin, 50 yıldır kazandığımız ilk seçimden sonra geldik, dedik ki ‘Siyasette şehit cenazesinde böyle yandan yandan bakılmaz, el sıkışılır. Hatır sorulur.’ Bayramda telefon açtık, hastanızı sorduk. Ben 15 senedir AK Parti’den birinin annesi, babası, yakını, akrabası ölürse ya cenazeye giderim, ya taziyeye giderim, hiç yapamazsam telefon ederim” dedi.